Hamile Anne
 
 
 
 
Son Dakika

Doğum Uygulamaları

Doğum Uygulamaları

Günümüzün en tartışılan konularından biridir doğum ve doğum yöntemleri. Son günlerde artan sezaryen oranları doğum yöntemlerimizi yeniden sorgulamamızı sağlamıştır.

6 Haziran 2013 Perşembe 15:06
Yazdır

Dünya Sağlık Örgütü kabul edilebilir sezaryen oranının %15 olması gerektiğini savunmaktadır. Birçok Avrupa ülkesi ve Amerika’da bu oranlar % 30 sınırına yaklaşmıştır. Bu ülkeler şimdiden bu yüksek sezaryen oranlarını aşağı çekmek için çalışmalara başlamıştır.

Ülkemize baktığımızda sezaryen oranlarının devlet kurumlarında %50, özel kurumlarda %80 sınırlarına geldiğini görüyoruz. Bu inanılmaz ve kabul edilemez bir rakamdır.

Bu bir şeyleri yanlış yaptığımızın bir göstergesidir. Çünkü gerekli tıbbi nedenler oluşmadan yapılan sezaryenler masum değildir ve gerek anne gerekse bebek için birçok olumsuzluğu beraberinde getirmektedir.

Normal doğumlara baktığımızda, doğuma artık yönetilmesi ve müdahale edilmesi gereken tıbbi bir olay gibi yaklaşıldığını görüyoruz. Doğumlarımız artık ilaçlar ve müdahalelerle anılır olmuştur. Oysa doğum bedenimizin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirdiği tamamen doğal bir fonksiyondur.

Doğum bedenimizin salgıladığı hormonların yönetiminde yapılan fizyolojik bir olaydır. Bu yönetime bedenimizdeki birçok hormon aynı anda katılır. İzin verildiği takdirde bedenimiz ve bebeğimiz sağlıklı bir doğumu gerçekleştirmek için ihtiyacı olan bilgeliğe ve güce sahiptir.

Normal, doğal ve sağlıklıdır doğum. Doğuma yapılacak her türlü müdahale doğumun işleyişini bozar. Bu yüzden gebelerimize doğumlarında rehberlik ederken buna çok dikkat etmek gerekir.

Eğer gebelerimize doğum için gerekli güven ortamı sağlanırsa birçok doğum kendiliğinden gerçekleşecektir. Bunun için tek yapmamız gereken bedene ve bebeğe güvenmektir.

Son yıllarda hastanelerimizin tıbbi imkânları inanılmaz güven vermektedir. Ters gidebilecek durumlarda, sağlık teknolojilerdeki gelişmeler sayesinde birçok anne ve bebeğinin hayatı kurtulmaktadır.

Teknolojik tanı ve tedavi imkânlarının artması sağlıklı bir nesil büyütebilmemiz adına yüz güldürücüdür. Ancak teknolojiklerdeki bu ilerlemeler doğal ve müdahalesiz doğum oranlarını da azaltmıştır.

Normal doğumlarda tıbbi müdahale oranları son derece düşük olmalıdır. Gerekli olduğunda uygulanması gereken müdahaleler her gebeye uygulanmaya başlanmış, bu da ister istemez doğumların doğal işleyişini bozmuştur.

Yapılması gereken riskli gebelere gerekli tıbbi müdahaleler uygulanırken, riskli olmayan gebelere sağlıklı ve güvenli doğum ortamlarının sunularak, bu gebelerin doğumda duygusal ve fiziksel olarak desteklenmeleridir.

Bunun yanında toplumuzda doğum korkusu gittikçe bütün kadınlarımızı esir alacak hale gelmiştir. Artan sezaryen oranları nedeni ile sanki normal doğum riskli bir yöntem olarak sunulur hale gelmiştir.

Kadınlarımızın bu doğum korkusu sağlık çalışanları tarafından da kullanılmaktadır. Doğumdaki birçok olay abartılarak sunulmakta, riskler çok fazlaymış gibi gösterilmekte, bu durum da gebelerimizde strese ve korkuya neden olmaktadır. Tüm bunların sonucunda sezaryen oranlarında artış kaçınılmazdır.

Dünyada normal ve doğal doğumu savunan birçok uluslar arası kurum vardır. Bu kurumlar bir yandan anne ve babalara sağlıklı ve bilinçli doğumlar yolunda eğitimler verirken, diğer yandan da doğal doğumun önemini savunan kanıta dayalı çalışmalara destek vermektedir.

Bu çalışmaların ailelere ve profesyonellere ulaşmalarını sağlamaktadır. Yapılan bu çalışmalar sayesinde birçok ülkede doğum servislerinde sunulan hizmetler, anne ve bebeklerin yararına olacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.

Hastane odaları ev tipi odalara dönüştürülmüş, her odaya duş veya küvet imkanı konulmuş, odalarda doğum havuzları yaygınlaştırılmış, her gebeye birebir hizmet imkanı sunulmuştur. Babaların gerek doğumda gerekse sezaryenlerde annenin yanında olabilmesi sağlanmıştır.

Doğuma yapılan müdahaleler mümkün olduğunca azaltılmıştır. İsteyen ailelere doğum merkezleri veya evlerinde doğum imkânı sunulmuş, bu uygulama devlet sigortaları tarafından da desteklenmiştir.

Uluslararası Lamaze Organizasyonu normal ve doğal doğumu destekleyen misyonu ile tüm dünyada tanınmaktadır. En eski hamile eğitim örgütlerinden biridir. Yaptığı çalışmalar ve verdiği eğitimlerle tüm dünyada normal doğumu destekleyen görevini yerine getirmektedir.

Bu amaçla yaptığı çalışmalardan biri de normal doğuma götüren kanıta dayalı uygulamalar hakkında yayınlarıdır. Lamaze örgütü yayınladığı bu uygulamaları belirli aralıklarla güncellemektedir.

Dünya sağlık Örgütü 1999 yılında yaptığı bir çalışma sonrasında “Normal Doğumda Bakım Uygulamaları” isimli bir rehber hazırlamıştır.

Doğuma götüren Altı uygulama

- Doğum kendi başlamalıdır.
- Annelere doğum boyunca hareket özgürlüğü verilmelidir.
- Doğum yapan kadınlara duygusal ve fiziksel destek verilmelidir.
- Doğum eylemi boyunca rutin müdahalelerden kaçınılmalıdır.
- Doğumda doğal ve aktif ıkınma teknikleri tercih edilmelidir.
- Doğumdan sonra anne ve bebeği bir arada tutulmalıdır ve emzirme için limitsiz imkân tanınmalıdır.

Bunun yanında ülkemizdeki gerçekler göz önüne alınarak pratikte karşılaşabileceğiniz durumlarda incelenmiş ve bu konulardaki çözüm önerileri getirilmiştir. Bu öneriler gebelerimizin doğum hikâyeleri  ile desteklenmiştir.

Doğum bedeninizin yaptığı doğal bir olaydır. Bu doğumun sizin ve bebeğinizin yararına gerçekleşmesi için gerekli önlemleri almak ve uygun ortamları araştırmak sizin sorumluluğunuzdur.

Doğumunuzda tercih yapabilmeniz için doğumu ve doğumda karşılaşacaklarınızı öğrenmek ve bunlara hazırlanmak yine sizin sorumluluğunuzdur.

Ailelere doğum eğitimi sayesinde sağlıkları ile ilgili kararlarda bilinçli tercih yapacak ve sorumluluğu alacak şekilde eğitim verilmelidir.

Kişiye özeldir her doğum farklıdır. Doğum tecrübesi anneyi ve ailesini derinden etkiler. Kadının doğumda kendine güveni ve başarısı sorumluluğu alan profesyoneller ve doğum yapılan yere bağlı olarak artabilir veya azalabilir.

Kadınlarımızın doğumlarına korku ile değil heyecanla hazırlanmalarıdır. Her doğumdan sonra mümkün olduğunca bebeklerin kendilerini, doğar doğmaz annelerinin sevgi ve güven dolu kollarında bulmalarıdır.

Doğumda her gebemize birebir duygusal ve fiziksel destek verilebilmelidir. Doğumda anne ve bebeklerine saygılı ortamların her gebemiz için ulaşılabilir olması gereklidir.

Anahtar Kelimeler: dogum ceşitleri,
Bu haber toplam 3320 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
Doğum Belirtileri
Kasılma ve Doğum Sancısı
İkiz Doğum
Doğumda Nefes
Stressiz Doğum İçin 9 Adım
Yeni doğan bebeğinizin reflekslerini takip edin!
Anne adaylarına "ağrısız doğum"
Kolay doğum için püf noktaları
Kötü sürpriz: erken doğum!
Doğum yaklaşıyor
Epizyotomi yöntemi
Doktoru ne zaman aramalısınız?
Gecikmiş doğum
Doğumda ağrının giderilmesi
Doğumun ilk evresi : sancılanma
Doğumun 2. evresi : ıkınma ve doğum
Üçüncü evre : plasentanın çıkması